Fuat Tüzün-Cuma Sohbetleri-Mevlid Kandili

Google bookmarkTwitterFacebookDiggMyspace bookmarkJP-Bookmark
03 Şubat 2012 tarihinde oluşturuldu İsmail Dilek tarafından yazıldı.
Yazdır

fuattz-2

MEVLİD KANDİLİ

"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."

(Enbiyâ, 107)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 571 yılında Hicri Takvime göre Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Miladi takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir. Mevlid esasında doğum yeri ve doğum zamanı gibi anlamlara gelir. Fakat özellikle Türkçemizde mevlid denildiği zaman biz Efendimiz (s.a.v.) in doğumunu hatırlarız. Birde bu mübarek doğum gününü kutlamak üzere o günde okunan Süleyman Çelebi'nin " Mevlid-i Nebi" isimli manzumesi aklımıza gelir. Her ne kadar Peygamberimizin vefatından 3 ya da 4 asır sonra ortaya çıksa da mevlid kutlamaları alimlerimiz tarafından hoş görülmüş bu kutlamaların Resulullah ve dini değerleri hatırımıza getirmesi açısından güzel olduğu belirtilmiştir.

Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan Sevgili Peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah'ın bütün insanlara en büyük nimetidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:

"Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler." (Âl-i İmrân, 164)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde: "Allah'ın ilk yarattığı şey benim nurumdur." Buyuruyor. Yaratılışın belki de ilk mayesi olan bu nur, Hz.Adem'den itibaren nesilden nesile, peygamberden peygambere intikal etmiş ve en son Resulullah'ın doğumu ile birlikte adeta ete kemiğe bürünmüştür. Peygamber Efendimiz Peygamberlerin sonuncusu, Yüce Allah'ın biz insanlara gönderdiği vahyin son temsilcisidir. Kıyamete kadar gelecek insanlık için, Kendisine sarıldıkları takdirde doğru yoldan sapmayacakları bir hayat düzeni getirmiştir ki; işte bu hayat düzeni biz insanların hem bu dünyada hem de sonsuz ahret hayatında kurtuluşumuzu müjdelemektedir. Peygamber Efendimizin ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir.

Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilahiler söylemek, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegane yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir.

"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31)

Kur'an insanlığın kendisini kullanma kılavuzu. Kur'an bizleri yaratan Sonsuz Kudret'in, bizi bize anlatması. Nefsin ve şeytanın bir olmasıyla ortaya çıkabilecek bütün kötülükleri ve çirkinlikleri önceden uyaran ,doğru ile yanlışı birbirinden ayıran,haram ile helal arasına açıkça bir fark koyan ilahi emirlerin bulunduğu ve bizzat Cenab-ı Allah tarafından Peygamberimiz(s.a.v.) aracılığıyla insanlığa gönderilmiş kutsal kitap.

Vitrinlerin, gardıropların ve kitaplıkların en üst rafına yani zorunlu bir hal olmadığı sürece alınıp okunulamayacağı yerlere...!

Kur'an'ı koyarak, üzerine kılıf üstüne kılıf sararak, hatta bununla da yetinmeyip onu bir lamba niyetine tavana asarak dindar ve muhafazakar insan imajı vermeye çalışan bizler, saygıda bulunalım derken saygısızlığın büyüğünü yaptığımızın acaba farkında mıyız?

Ya açar bakarız Nazm-ı Celil'in yaprağına,

Yü üfler geçeriz bir ölünün toprağına,

İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin;

Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.'

Mehmed Akif ERSOY

Bugün âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) dünyamıza teşriflerinin yıl dönümü münasebetiyle vurgulamak gerekir ki, bu aziz ve mübarek günlerin feyz ve bereketinden istifade ederken içimize yönelmek ve nefis muhasebesi yapmak, özeleştiriden kaçınmamak, insanlık nezdindeki görev ve sorumluluklarımızı hatırlamak, tarihten ders almak ve iyi, doğru ve güzelin timsali olma yolunda azmimizi yenilemek, hepimiz için bir huzur ve sükûn vesilesi olacaktır.

Bu duygu ve düşünceler içerisinde Mevlid Kandilimizin bütün Müslümanlara huzur getirmesini, insanlığın içine düştüğü sıkıntıların aşılmasında kardeşlik bağlarımızın güçlenmesine ve yeni rahmet kapılarının açılmasına vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan diliyor, tüm İslâm âleminin Mevlid Kandilini kutluyorum. Yüce Rabbimizden en büyük niyazımız, Sevgili Peygamberimizin sık sık özlemini dile getirdiği kardeşler topluluğu olmaktan asla uzaklaşmamaktır.

Fuat TÜZÜN

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Son Güncelleme: Pazar, 19 Şubat 2012 01:30
Burdasınız:   HomeİÇERİKKATEGORİLERSon 24 SaatNallıhanFuat Tüzün-Cuma Sohbetleri-Mevlid Kandili