Nal-Etik Koop. Ürün Tanıtım
Dillere Çevir
Anasayfa
Genel Haberler
Burs Müracaatı
Arama
İletişim
Linkler
Foto Galeri
Nallıhan Haritası
Beldelerimiz
Eğitim Destekçilerimiz
Ziyaretçi Defteri
Emeklilik Sorgulama
Site Haritası
Power Point Sunular
Foto Yorum
Bilgilendirme
Turizm Haritası
Köşe Yazıları
Spor1
İz Bırakanlar
Bilgi
Köylerimiz
Adalet Ağaoğlu
 
Halkevi'nden Kültür Merkezi'ne
 
Diğer Yazılar
Nevzat Türkel
 
ZENGİN
 
Diğer Yazılar
Mahmut Taşdelen
 
BÜYÜK DEPREMİ YAŞAYANLAR
 
Diğer Yazılar
Zeki Erdoğan
 
Vakıf İşi Gönül İşi
 
Diğer Yazılar
Psikoloji
 
NARSİZM Mİ? ÖZGÜVEN Mİ?
 
Diğer Yazılar
Sabit Konu ve Linkler
Atatürk ve Milli Günler
akdatder (Link)
Sitemizi Tavsiye Et
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi
Amaçlarımız
Nallıhan HEM
Şiir Köşesi
CB Login
CB Workflows
 
 
Arşiv
Kim Sitede
4 misafir
Advertisement

YILBAŞI VE BEYDİLİ'İNDE CUMA PAZARI
Çalışma ortamın ağırlığından uzaklaşmak ve özlediğim vatanı aslımı görmek; değişik, sade, kendine özgü yaşam tarzını tatmak gibi duygularla Başkentten şirin Nallıhan ilçemizin yeşil nakkaşlı Beydili Köyüne doğru (201km) yola çıktık.
Yılbaşı akşamı günlerin en kısa olduğu zamandır. Bu nedenle akşam güneşi erken batmıştı. Henüz kar yağmamış olmasına rağmen soğuk kendini derinden hissettiriyor.
Rahmetli Cafer SARIDOĞAN dedemin evine geldik. Annem de kışın köyden ayrılıp evlatlarının yanına gittiğinden köy evinde kimseler kalmıyor. Evin her tarafı adeta buz kesmiş.
Bir çırpıda odun, kömür hazırlayıp güzüne sobasını ateşledim. Bir müddet sonra sobanın üzerine koyduğum çay suyu coşkuyla fokurdamaya başladı. Eşimle ev hazırlıklarını yaparken, arkadaş hasretiyle tutuşan Muhammed ve Burak (iki oğlum) köy kahvesine ve bakkallarına doğru gittiler. Epey geç saatlerde eve döndüler.
Beraberimizde getirdiğimiz kestaneleri güzüne sobasının fırınında bir güzel patlattık. Kuzu kestaneler nar gibi kızarmıştı. Hemen sofrayı kurduk. Çeşitli nugetler, pastalar, kuruyemiş, yeşillikler ve meyveler, bunların yanında yılman suyundan demlediğimiz çay da tavşankanı demini almıştı.
Uzun yol yorgunluğunun ardından sıcak sobanın yanı başında hazırladığımız yiyeceklerle beraber yudumladığımız çayın tadı bir başka oluyor.
Saat yarım sıralarıydı. Pencereden dalan güçlü ışık dikkatimi çekti. Üzerimi giyip bahçeye çıktım. Berrak ay ışığı geceyi gündüze çevirmişti. Tertemiz semada ışıldayan yıldızlar o kadar çok ki, Beydili’nin üzerine sayısızca serpilmişlerdi. Çok duygulandım. Bir anda çocukluk yaşantım gözümün önüne geliverdi. Daha dün gibi hatırlıyorum. Ayşe teyze eşi Şaban Ahmet dedeyi kucağına alıp ata bindirişi, Şavgı dede dükkânının önünde ağaçları yontarak değişik şekiller verirken, derin kesik yarasıyla acı içinde kıvranışı. Hastaneye götürülürken çevredekilere (kendi acısını umursamazcasına) “Beni boş verin siz takımlarıma ve malzemelerime sahip çıkın” deyişi, Bakkal Hasan Dede evinin avlusunda başına toplanan komşulara bir şeyler anlatıp topyekûn sessizliğe bürünürlerdi. Sonra büyük bir kahkaha tufanının oluşu, Hacı Emin dedenin Taşdanpınardan eşeğine sarıp getirdiği odun yükünü evinin önünde ani bir halat ilmeği çekmesiyle eğerden düşen odunların çıkardığı sesleri, Çavuşların Ahmet dedenin (kör) yattığı odasından uzun uzun dokunaklı söylediği manidar manileri aşağı mahalleden rahatlıkla dinlerdik. Yine Cafer dedenin ve diğer köylülerin özel günlerde sergilemek için oluşturdukları Tiyatro (soytarı) gurubu izleyenleri kahkaha tufanına sokardı.
Çınarlarımızın hangi birine baksak, birbirinden üstün meziyetlerini, hünerlerini ve becerilerini görürüz. Allah Ahrete intikal eden büyüklerimizin cümlesine gani gani rahmet eylesin.
Bu duygulara kapılıp epey dışarıda kalmışım. Kuru soğuk kemiklerime kadar işlemiş ve titremeye başlamıştım. Aya, yıldızlara ve mazime dokunaklı bir selam çakıp güzüne nin başına döndüm. Günün tatlı yorgunluğunun ardından derin uykulara daldık.
Ertesi günü Cuma idi. Gençlerle beraber bu yeni yılın ilk cumasını ihya ettik. Şadırvanın önünde köylülerle hoşbeş ederek hasret giderdik. Biraz ileride köy marketleri var. Burada ve kıraathanenin önünde manav, şarküteri, giyim, basma gibi türlerini bulunduran sergiler (eskiden çerçici) açılmış. Her hafta kurulan bu Cuma Pazarına ahalinin ilgisi oldukça yoğun görünüyor. Alışverişler trampa, peşin, veresiye şeklinde oluşuyor.
Buralarda birkaç resim çekerken Köy Muhtarımız Sayın Abdi SARIÇAM objektiflerimize takıldı. Köyün sorunları, çalışmaları ve projeleri hakkında bilgiler aldık. Bizlerde dilek ve temennilerimizde bulunarak vedalaştık. Buram buram toprak ve hava kokan yeşile bürünük Beydili kayasının bağrından, Sıklık Ormanının eteklerinden, Pınabaşından, Andız yaylasının yamaçlarından ve Olpazkezi belinden süzülerek Beydilinden ayrıldık.
Kıvrım kıvrım yollardan geçerek Şirin Nallıhan İlçemize geldik. Burası “Güzel İnsanlar Diyarı” olarak anılır. Gerçektende ilçe halkı Ana Kucağı gibi sıcak, Baba Şefkati gibi güvenli, samimi ve içtendir. Doğa, Kültür, İnanç ve Tarih Turizmini içerisinde barındıran bu kutsal ilçemizden gönül hoşnutluğuyla ayrılırken bir daha gelmek düşleriyle Çayırhan’a doğru yola çıktık.
Son söz sizleri Nallıhan’ca selamlamak istedim. “Le gacim, hepiniz kalın sağlıcakla”
01.01.2010
Mahmut TAŞDELEN
Son Güncelleme ( Cuma, 22 Ocak 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >

Nallihan Vakfi

www.ncdtasarim.com

ncdTasarıM.Com - Web tasarımında seçiminiz

Ana Sayfam Yap
Anketler
İstatistikleri
Bugün136
Dün374
Haftalık1438
Aylık3981
01/11/2006 İstatistik
Üyeler: 980
Haberler: 426
Web Bağlantıları: 25
Ziyaretçiler: 777966
Son Haberler

www.arabameydani.com
arabameydani.com - İkinci el oto, oto ilan, oto arama
www.emlakbizden.com
emlakbizden.com - ücretsiz emlak ilanı, emlak arama
© 2010 Nallıhan Vakfı
desing by: ncdTasarıM.Com.